Bekarız hala… Hala mı? Yaş 26 ve evet, babam bu yaştayken ben 3 yaşındaymışım. Dolayısıyla evde evlilik ile ilgili çokça şikayet, eleştiri ve yönlendirme almaktayız. “Bak oğlum”, “et oğlum”, “bulursun paşam”, “bulsana evladım”, “buldun mu koçum”, “bulsana lan”, “bul dedim sana!” gibi farklı düzeylerde evlilik yolunda vapurlardaki satışçılardan beter ikna etme durumlarına maruz kalmaktayım.
Kız tarafı ve erkek tarafı sorumlulukları ile ilgili sıkça sohbetlerin göbeğinde kendimi buluyorum; zira yaş 26 olunca etraftaki arkadaşlar patır patır (kimine göre çatır çatır) evlendiği için bu tarz diyaloglar en temel gündem oluyormuş. YGS sınavıymış, Ortadoğu isyanlarıymış, işteki durumlar ve Süper Lig bile tali meseleler haline geliyor.
Hakikaten böyle; evlilik gündem listesinde ilk sırada yer alıyor. Öyle ki, yaş 26 ise (galiba) başka dalga meselesi de yok. Zira tanıyanlar biliyor ve soruyor; “Bulamadın mı la hala”!?!
Bu soruş tekniğini Burhan Altıntop’un Çiko’yla konuşma ve soru sorma üslubu ile birlikte düşünürseniz durumun ne derece komik, aşağılayıcı ve ironik olduğunu anlarsınız. “Araştırma çalışmalarımız sürüyor” şeklinde yanıtlıyorum genelde bu tarz soruları savuşturmak için. Karşıdan aldığım yanıt ise; “Atomu mu parçalayacaksın hıyar!” şeklinde tarifi mümkün olmayan mülakat ve soru teknikleri ile top tüfek allah ne verdiyse üzerime üzerime geliyorlar.
Ben…. Sezai.. Güzel Türkiye’min, Güzel İstanbul’unda bunlarla meşgul iken, üzerinde güneşin batmadığı İngiltere’de Cuma günü dillere destan bir aksiyon vuk’u buldu. Bizim prens William, halktan bir hanım kızımızla hayatını birleştirme kararı almış olacak ki, düğünleri oldu. Sosyal medya denilen zırtapoz platform Royal Wedding ile yıkıldı, merasim canlı olarak internetten yayınlandı, Youtube’dan canlı bir kanal servisteydi, dahası Formula 1 Grand Prix’leri gibi bir yayıncılık ile onlarca kamera dehşet bir yayın sundu.
Cuma namazına bile denk geldi. Tamamına katılamadım ama ekrandan “Cuma’ya gittim gelecem” diye mesaj yazdım live chat kısmına. Kimse sallamadı sanırım. Önemli değil, William sağolsun.
Arabaları bir alemdi, şapkaları başka bir alem. Gelişleri bir alemdi, oturuşları başka alem. Kraliyet ailesi farklıydı, halk bir başka. Oğlan tarafı somurtuktu, kız tarafı mes’ud. Gelinlik sade idi, damatlık şovenist. Zenginin düğünü, dünyayı salladı özetle. Afişi ve bas bas bağıran internet haberleri ile aldı başını gitti düğün. Sezar ile Kleopatra bu kadar abartmamıştır herhalde.
İnternet sitesi : http://www.theroyalweddingwilliamkate.com/
Duyuru afişi :
Düğünün davetiyesi :
Görüldüğü üzere sade bir davetiye söz konusu. Gerçi Cuma günü de sade ama ihtişamlı gibi nitelemeler yapıldı sıklıkla. Belki de İngiltere’deki davetiye yapım matbaaları bizdeki kadar yaratıcı değildir, kim bilir?
Yani İngiliz ‘de olsa, kraliyet ailesine de mensup olsa, bir telaşe almış başını gidiyor. Kültürlerarası benzerlik söz konusu burada. Yuva yapma, yuva kurma meselesi değil midir ki özündeki mesele.
Cuma ve Cumartesi günü gündemi yoğun olarak meşgul eden evlilik sonucunda onlar erdi muratlarına, biz de bakalım kendi yolumuza. William baskılardan kurtuldu artık, milyonlarca genç gibi ben de şu anlamlı suali soruyorum. Bu stresli yollardan geçerken William gibi şanslı olup, canlı yayın yapabilecek miyiz onu bilemiyorum işte.
Araştırma yaparken, gözüme şu resim çarptı. Ne biçim araştırma yapıyorsun Sezai, ne garip şeyler çıkıyor karşına dediğinizi duyar gibiyim. Ama işte, sadece bize özgü bir durum değilmiş. Gelinin kucağına bebeği verme adeti, global bir durum yada İngiltere ile etkileşme olmuş zamanında. Resimde görülebileceği üzere, İngiliz’lerde kucağa verme kadar olmasa da, etrafına kraliyet muhafızları gibi ordu minvalinde birçok çocuk yerleştirmek suretiyle düğün sonrası çekilen fotoğrafta Kraliyet Ailesi’nin torun-torba beklentisi ayan beyan ortaya sunulmuş durumda. Hadi William, Hadi Kate. Tüm dünya bunu bekliyor. Barış sizle gelecek, refah çocuğunuzla gelecek… Kurtuluş torunda. Ya da babamın değişiyle, evlat sermayeyse, torun kardır. Kraliyet; kar elde etmek istiyor. Bkz : Kapitalist Ekonomi.
Her şeyi anladım da, Kate’in tepesindeki yan duran velet neyi sembolize ediyor onu anlayamadım işte.
İşte bir evlilik böyle süslenir, böyle dünyanın dilinde yer alır. Ha, aynısını yada benzerini yapmak isteyen varsa 50 milyar dolar gibi bir parayı bulmalı. Bankalar kredi veriyor yiğitler, korkmayın. Yaklaşık 76 milyar Türk Lirası ediyor sanırım.Kaynak : http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2011/04/30/75-milyarlik-dugun
İyi güzel de, benim o kadar param yok ama ses getirecek iş yapayım, milyonlar beni izlesin falan diyorsan eğer; bu yazıya da ilham kaynağı olan şu videoyu sunarım güzel insan sana! T-Mobile’ın sıra dışı çalışması milyonlarca kez izlenmiş. Evlilik Cuma günü gerçekleşen gibi mi olmalı, yoksa videodaki gibi mi takdir hepimizin.
İşte yuva yapmak, yuva kurmak böyle bir şeydir. Bir evlilik anatomisi böyledir. Biri bekarlık sultanlık mı dedi?
No comment adamım, no comment.
Yazının demek istediği : O değilde, hayırlısıyla biz de bulaydık…



ya sabır derviş
Çok güzel bir yazıydı,tebessümle okudum.Yazı dilinizi çok beğendim,yazmayı bırakmayın derim.Unutmadan,Allah gönlünüze göre versin